Çarkın Dişlisi

Çark, sert sesler çıkartarak bir diş boyu ilerledi. Bir kez ilerleyen çark geriye dönmez. Dünyanın kuralı bu. 1Q84 – Haruki Murakami Kusursuz başlangıcı ararken boğuluyorum sanırım yazmamazlık içinde Altı ay önce son yazıyı paylaştığımdan beri -ki okuru kelime sayısının ellide biridir.- her gün yazmak için sömürülen kafam farklı yoğunluklara evrildi. Artık 23 olmuş, uzun zamandır“Çarkın Dişlisi” yazısının devamını oku

Sivil Şair

İnandığım başka bir şey de hayatın bütün anlarında şair olmanın gerekliliğidir. Şair olmak, insan olmaktır. Furuğ Ferruhzad Beşinci yazı, haftanın bitmişliği. Güncel olana bakışım halen değişmiyor. Güncelin içinde halen daha en eskimiş olan olmak istiyor benliğim. -kimin?- En eskimiş olan bile muhtemelen birkaç yıl öncesine ait artık ülkemizde. Benim adımım öğrenci adımı, pasif direniş. Çocukluktan“Sivil Şair” yazısının devamını oku

Yaşımın Doğruları

Olur olmaz şeylerin üzerine durmayacakmışım. Böyle emrediyor ilerleyen yaşım. Süreyya Berfe Doğruları sorguladığım günleri yaşadığımı defalarca dile getirdim bundan önceki yazılarımda da. Bu sorgulamanın içindeyken bir yandan da yaşımın, cinsiyetimin, okuduğum bölümün, anne-babamın maddi durumunun doğruları ile yüzleşiyorum. Yeterince yetmiyor sanırım sorgulamalarım belli kesimlere. Kimliğimin oluşmasını isterken bocalamaktan ileri gidemiyorum zihnimde. Yaşımın sene sene değil“Yaşımın Doğruları” yazısının devamını oku

Bilinç/Altı ve Koleksiyoncu

Bilinçaltı korkunçluklarla, fesatla dolu bir lağım çukuru değildir. Kabuslarla kaynaşan karanlık bir lağım çukuru da değildir. Sağlığın, hayal gücünün, yaratıcılığın pınarıdır bilinçaltı. Ursula K. Le Guin Aydınlanmasını yeni yaşadığım, üzerine okumalar yapma isteği oluşturan bir kavram ile uyudum dün. Netflix’te yer alan Koleksiyoncu: Ruben Brandt animasyonunu izledim. Animasyon filmler hakkında inceleme ve araştırma yapma isteğimin ilk“Bilinç/Altı ve Koleksiyoncu” yazısının devamını oku

Ötelemek

Ertelemek, ötelemek bile bir maharet istiyor, bense o derece mahir değilim. Büyük Kederler Küçük Öyküler-Ali Lidar Boşluk. Kendi boşluğumu daha da net anladığım iki gün geçirdim. Üzücü günler değildi ancak içimdeki boşluğu tarif edemeyeceğim. -korkak.- Kendime verdiğim sözlerden birini daha gerçekleştirememiş olmanın boşluğuydu. İki gece yazamadım Aysar’a. 2 gece. Koca 48 saat. -yazmadım, yazamadım değil.- Ne“Ötelemek” yazısının devamını oku

Yüzeyde Boğulmak

Ömrüm bitmeden tüm dünyanın, en azından gördüğüm kadarının resmini yapmak istiyorum; yüzeyde bir şekilde değil derinlemesine, özünü yakalayarak. Yazmak Üzerine-Ernest Hemingway Uzun zamandır sorguladığım, son zamanlarda daha da açığa çıkan bir kavramı yazacağım bugün. Her gün okumak ile çözemediğim, iyi şeyler okuma çabamla sonlandıramadığım, derinlemesine düşünceler ve dertlenmek ile de varlığından bir şey kaybetmeyen bir“Yüzeyde Boğulmak” yazısının devamını oku

Yeterince

Kendi arzumla yaklaştığım için bir uçurum görüyorum, kıyısından kaçmayı kesinlikle istemediğim bir uçurum. Bir an için uykusuz gecelerimin her zamankinden de daha katlanılmaz hale geleceğini düşünüyorum, ne de olsa artık somut bir derdim var; gönlümü kaptırdım. Aldatmak-Paulo Coelho İnsanlığın varoluşundan bu yana ortada olan bir kavram için yazıyorum bugün. -yahut ben öyle inanıyorum.- Diğer yazılarda da“Yeterince” yazısının devamını oku

Toplumsal Bireycilik

Birey olarak ortaya çıkmadıkça, uyuşuk felsefemizden vazgeçmedikçe ve tek tek katkılarımızı insanlardan esirgedikçe bizi kim değiştirebilir? Belki sen de Dünya Bankası’ndan kredi almamızı bekliyorsundur. Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan-Oğuz Atay Toplum hakkında yazmak beni ürkütüyor aslında. -yazarken ne çok korkum varmış.- Toplumu oluşturan kavramları çocukluğumuzdan beri öğrensek de onlarla birebir iletişimimiz olmadı. Bir imzalarını“Toplumsal Bireycilik” yazısının devamını oku

Kısa Yazmak

Umudum her zaman bâkidir ama,Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun… Abdurrahim Karakoç Kısa yazın her zaman daha ilgi çekici gelmiştir. -umarım okumayı sevmiyor olarak görülmem. kaygılarım yalnızca bu minvalde.- Herhangi bir olay, duygu, durum yahut fikri açıklarken kullanılan kısa dil; doğum anını anımsatıyor bana. Aylarca beklemiş, gelişmiş, büyümüş ve sonunda bu zamana göre ufacık kalan“Kısa Yazmak” yazısının devamını oku

Sığlaşmak Üzerine

Denizler gibi derindim,Gözlerine sığ göründüm,Karlı dağlardan serindim,Sana sokuldum, yandım hey! Bütün Şiirleri-Sabahattin Ali Şiir ve düz yazının bağı her geçen gün artıyor kendi içimde. Daha önce çok önem vermediğim detayları yeniden hatırlama ve anlamlandırma sürecindeyim. Sabahattin Ali, bu anlamlandırma çabasının ilk isimlerinden oldu. Öykü ile bağımı anlattığımda değinmeyi unutmuşum. -hadsizlik.- Öykü ve hikayesel bir dünyanın“Sığlaşmak Üzerine” yazısının devamını oku