Kurumsal İktidar

Bak işin içine para, iktidar ve silah girdi mi, orada kitap, kültür biter; artık kan ve can konuşur.

Toprak-Buket Uzuner

Beş ay. -kusurlu.- Yazmıyor muydum? -ne önemi var?- Yazıyordum, yazıyorum aslında. Devamlılık adına başladığım yoldan geri durmak en çok beni üzdü. -okurların okuyacağı daha iyi şeyler var zaten, kalmadılar sana.- Sürecin detayları çok bireysel, koşturmacalı. Konuşmak ve yazmak devam etse de paylaşım noktasında geri kaldım ama artık tekrar vira bismillah demenin zamanı. -en azından adım.- Bu kez adım adım her şey, seçim öncesi partiler gibi vaat vermeyeceğim kendime. -zaten iktidarın da bir şeye benzemezdi.-

Yazdıklarımı okudukça gelen paylaşmaktan kaçma hissi beni yeni şeyler yazmaya itti. Her güne bir sayfadan fazla yazım var aslında ama yeni gün için yazılan daha kıymetli geliyor gözüme. -hayır, tarihi seviyorum halen.- Bu düşünceden sonra aklıma da hükümetlerin acaba daha önceki icraatlarına bakıp bakmadığı geldi. Yahut baksalardı yine de yaparlar mıydı sorusu. -şıklar silivrinin koğuşlarından oluşuyor.- Hükümetler diyerek güncelden uzaklaşmak istemem; gördüğüm tek hükümet güncel zaten. Ama okumak ile öğrenilen hükümetler de beni o dönemde doğmaya ikna edemedi. -livanelinin katıldığı seçim halen gerçekten gerçekleşti mi sorusu yok değil bu arada.-

Konuşmak ve yazmak istenilen konuların çokluğu her geçen gün artıyor aslında. Ülke gündeminin iktidar-muhalefet çatışmasından uzak olduğu tek bir gün dahi yok ama halen umutlu konuşmalar dinlemek ve yazılara rast gelmek istiyor insan. -kaçış yollarımızda seçim arabaları.- İktidar kavramının güç ile bağlantısı aslında her bir ferdin gücü ile ölçülebilir. Bireyin güçlü olduğu toplumlarda iktidarın gücü konuşulur, politikalarının evrensel haklar ile bağı övülür. Bireyi güçsüzleştiren hemen her ülkede iktidar güçlü gözükmek için sürekli gündemde kalmaya çabalar ve fikirlerinin -yahut hariçten gazel.- gündemi derinden etkilemesi için uğraşırlar. Bireyin güçlenmesi değil kendini güçlü hissetmesi sağlanmaya çalışılır. Güçlenen birey, güçlü toplumu doğurarak seçimlere katılanların da kendilerinden bir parça olduğunun farkına varır. Hemen her partide ve politik figürde görülen güç aşkının ana kaynağı, toplumun kurtarılmaya muhtaç olarak kendini tanımlıyor oluşu. Muhtaç olunan gücü iktidara geçecek kişi-kurumlarda aradıkça devam edecek bir fukaralık hali. -sen çok farklısın sanki.-

Toprak kitabı başlangıç gibi. Hiç dokunulmamış bir toprak, keşfedildikçe zenginleşiyor. Alıntı çok ağır bir giriş olsa da beni çok etkilemişti ilk okuduğumda. Direkt güncel olaylara çok değinmiyorum, evet. Zaten değiniyor olsaydım sanırım günde yedi farklı yazı yazıyor olurdum. -yazamazdın.- Güncelin içinde kaybolmamak için uğraşıyorum aslında. Daha doğru ifadeyle boğulmamak için. Bahsettiğim güçlü birey kavramının her geçen gün uzaklaştığı bir duruma doğru ilerliyoruz. Sanatın kişisellikten daha çok kitleler adına yapıldığı, temsil kavramı ile gelen kutuplaşma ile de düzgün iletişimden uzaklaşılan bir toplum olarak ilerlemeye başladık. -ilerl/emek.- Gücü paylaşıp seçilen sözcüler ile de her alanda bir koloni kuruluyor her kurumdan. Kurumsal kimlik her partide o kadar iyi oturmuş ki, temsil ettiği kurumu belli eden herhangi bir isim olmasa da nereye dahil olduğu anlaşılıyor. -marka değeri bu olsa gerek.-

Muhteşem bir gençliğe sahipsin ve gençlik sahip olmaya değer tek şeydir.

Dorian Gray’in Portresi-Oscar Wilde

Her şeyimize sahipler. Buradaki şey sözcüğüne de. Hayatımızda kullandığımız şey sözcüğüne de. O kadar zenginler ki, unuttuğumuz şeylere bile sahipler. Hayallerimizin doruğu için sınırları hazır. -yüzölçümümüz azalıyor.- Bizim elimizde olan ve farkında olmak için yıllar geçmesi gereken tek şey de gençliğimiz. Ona da sahip olabilirler bu arada. Sonu olan şeyleri istemeselerdi bizim yaşantımızdan da bir beklentileri olmazdı. Elimizde olduğu ve yaşayabildiğimiz kadarıyla bilmeliyiz her şeyi. Kurumsal algıları, yönetilen kişi ve varlıkları. Adımlarımızdan emin olduğumuz an üzerimizdeki baskıyı hissederek ve ondan güç alarak ilerlemeliyiz. Çok yüzeysel konular ve sözler olduğunun farkında olsam da, gençliğin sınırları için benim çizeceğim bir hudut yok. Elimizde olan da vergiye gitmeden kullanmalıyız. -katma, değer mi?-

Geleceğin umudu olabilecek şeylerin arayışına girdikçe kaybediyoruz biraz gençliğimizi. Günde kurtaracağımız 24 saatimiz ile bir kurtarıcı ve umut olmak sadece bizim elimizde. Her eylem, siyasi gelişme, evrensellikten uzak tartışmalar arasında sıkıştırılmak isteniyor birey. -yeterince karmaşık değil gelecek kaygısı.- Anın anlamından uzak kalmaya başlıyoruz. Kurumsal kimliğin eksiklerini ya da artılarını tartışmaya kurumda çalışanlardan daha çok zaman harcıyoruz. Kurum bize hizmet için kurulmamış bir hale gelmeye başlıyor artık. Her konuşmamız bir açılış konusu, meclise sokulacak bir yönerge haline geliyor. İyi olan yanlarını daha önce konuştuk, ki bunların çoğu bu kurumlar ile ilgili değildi. Konuşulan her kavramın doğrusunu aktarmak istiyoruz. Çünkü açık kaynaklardan ulaşılabilir artık hemen her bilgi. Ancak bazı bilgileri aktarmak için karşı tarafın da fikrinin açık olması gerekli. Karanlık kapıların kilitleri kurumsalları ayakta tutuyor. -yalnızca esnafın kepenkleri kapalı değil sanırım.-

Her kavram o kadar bireysele iniyor ki, kurumlar ve iktidarlar ile ilgili genel konuşmaktan kendimi alamıyorum. -açıklaman bu mu paşam?- Dünyanın her nimetinin insan için olduğuna alışmak kadar hatalı çok az şey var. Her insanın ulaşabildiği kadar nimet ve zenginlik var. -yani yok.- Ve bu noktada bile bireyin güçsüzlüğü sorun olarak örülmekten çok uzakta kalıyor. Ulaşabilir kaynakların azlığı-çokluğu değil ulaşma yetimizin sınırı tartışma konusu artık. Eksikliğimiz kaynaklardan çok ne kadar alım-ulaşım gücümüz olduğu. Bu durum yalnızca maddi anlamda değil manevi anlamda da kendini gösteriyor. İyi olmak, en azından belli anlarda mutlu olmak zorlaşıyor. Ulaştığımız yalnızca ay sonu oluyor. -doğalgazı açmazsak.-

Kapitalizm, insanların birbirlerine merhamet duymasını engelleyebilmek için yüz yüze iletişim yerine kurumsal kimliklerin iletişimi önceliyor.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak-Tarık Tufan

Kapitalizm kötülemesi yapacak bir konumda değilim. Yaşantımın her alanında aktif rol oynuyor, hayatımı kolaylaştırdığı alanlar sayesinde bu yazı -okunmasa da.- binlerin okuyabileceği bir alanda yayılabiliyor. Ancak, kurumsal kimliklerin öncelendiği gerçeği değişmiyor elbette. Artık her birimiz birer kurumsal kimlik oluşturarak bulunuyoruz yaşantımızda, özellikle de sosyal medyada. O kimlik ile saldırmak ve övmek daha ilgi çekici geliyor. Kimliğimiz gibi yazmıyor kan grubumuz, belki de en kötü halimizin olduğu bir fotoğraf yok üzerinde. Bizi bizden daha uzak ve garip şekilde daha samimi aktaran bir halde. -samimiyet yerlerde lakin göklere ulaşıyor yankısı.- Orada kurulan hemen hiçbir cümleye birey olarak bakmıyoruz. Bireyin etkilenmiş fikirleri olarak seziyoruz. Ve etkilenecek kavramlar arttıkça da o bireyin profili ve varlığı kurumsallaşmaya başlıyor. -kartvizit tasarımı da yapılır.-

Bu noktada bir de kurumların bireyselleştiği bir evreye giriyoruz. Her marka ve kuruluşun reklam yüzü olarak konumlandırdığı birisi oluyor. Siyasi partilerde de durum farksız. -daha önce de aynıydı, tarih markalı ayna çok etkili.- Orada yer alan figürlerin savaşı ile yönetiliyor gibi ülkemiz-ülkeler. İktidar-muhalefet arasındaki gerilim değil de bireylerin atışması ile ilerliyor tüm süreç. Ve her bireyin karakteri ve yaptıkları hakkında hakaretler o kadar dorukta ki, ülke yönetme çabası değil birbirlerine karşı bir karalama kampanyasının içinde gibiler. -aynı şey değil mi?- Bu figürler ile kurumsal kimliğini yansıtan hiçbir parti de tüzüğü olduğuna inandıramıyor gençleri. Gerçekten anlaşılır, tüzükteki maddeleri ülke için faydalı, evrensel hak ve özgürlüklere uygun. Tüzükte de bireylerin kendi ideolojilerini aktardıklarını hissediyor insan. -okunuyorsa bir yerlerde herhangi bir tüzük.-

Düşünmeden konuşmak ve iletişim eksikliği o kadar arttı ki, politik kavgaların sebep olduğu kavgalar aldı başını gidiyor. Kutupların sayısındaki artış doğal olmayan bir soğukluk getiriyor artık ülkemize. -espri değil, değil mi? korkunç.- Bir insan olup olmadığı sorgulaması, belli ideolojik ve fikirsel sorgulamaların ardından geliyor. Her çevre kendi içinde elitist bir hal almış durumda. Kendi aralarında, aynı fikir ve düşüncelerle, aynı konular hakkında bildikleriyle konuşuyor ve tartışıyorlar. Farklı olarak görülen fikrin yapıcı noktalarının olmadığı düşüncesi hakim. Yıkıcılık hep karşımızdaki fikirlerden soruluyor. İktidarda olan derdinden muhalefeti, muhalefette olan derdinden iktidarı suçlu buluyor. Kurumsal kimlik zarar görmesin diye herkes itinayla suçlanıyor. -ve herkes sütten çıkmış. ak kaşık çalınmış.-

Aynı evde, yan yana ve birbirine tamamen yabancı olarak yaşamak, feci bir şeydi. Halbuki bu yabancı onun anasıydı .

Kuyucaklı Yusuf-Sabahattin Ali

Kurumsal, bizi hiçbir zaman yakınlaştırmak istemedi. Farklılıklarımız iyi ki var, onlar için daha da iyi kiydi. Dün bugünkü için, bugün de yarınki için intikam sebebiydi. Daim bir kaos, toprakları ev bilmiş herkesi yabancılaştırıyordu. Zorluklarla başa çıkma şekli KHKlar ile mümkün kılınıyordu. Sistemin değişeceğini savunanlar da aynı şekilde başa çıkacaktı. -üçüncü tekil, birincil yaşayan.-

Kurumsal İktidar, temsili bir düzenin. Adı iktidar olmak zorunda değil, gücü kullanma çabasının karşılığı. Güçsüz toplum oluşturarak dikta kurma çabasının özrü. -sana özür dileten düzenin karmaşası.- Dün hakikaten yaşandı, herkes hata yapabilir, bazen iki kez düşünmek gerekir ve dolar 8.15₺. -yahut bir gece ansızın.-

Yoğun gelişmeler, fotoğraf ve videoya tekrar başlamak, ışıklı bir gün. Adımlarım benden bağımsız ama mutlulukla işliyor. Daim olmayacağını bilmek de güzel, daha dolu yaşatıyor. -güzel şeyler biter, üzücü de değil aslında.- Yazılacak, çekilecek çok şey var. Konuşmak pek yetim değil, yolculuk için yeterli yabancı dilim. -pek sevilmiyor pozitifliğim.-

Vetabii bir şiir karalaması da aşağılarda. Okunmak üzere hazır-nazır. Bugün Zaytung seslendirmesi yok, en kısa sürede başlayacak tekrar. Bugüne de Derinden bir güzellik ile ses olayım, uzun bir aranın ardından. Kurulu düzenler daim var olacak, yıkım için çaba var olanı geliştirmeye dönerse kıymetlenecek. Yarına adımınız gücünle büyüyecek. -tek kişi okuyordur diye düzeltme.- Adımın.

ilave

barış, kırık beyaz
anlatısı güzeller içinde
güzeli. kararmış elleri, toprak
kurumakta ceset için. takibi adına
açılmış davaların. dağılmış kavramları
evrenin, tartışılması mubah
ölüme dek
cennetin

kul, yok bekçisi
seyri uzaklardan, sığ bakışları. mühim
hikayelerin çocukları, daim saat on
iki. fikrin sarsılmaz
temsili adı. beşikte süsleri
yüzleri kirlenmekte

bıçak, demir ahlak
mühim konular hakkında kısa
açıklaması. ilaçlar henüz doğrultmamakta
fikirlerini. karanfil için mezar arayışı lakin
yıkım erken, kıyamet geç
sökülmedi henüz düğüm

Yorum bırakın