Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Yaşamak-Cahit Zarifoğlu
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları Konuşurlar İsterler Susarlar
Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde ve kasabada köylerde
Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu.
Bundan önce yazdıklarıma selam olsun. Her birinin bir kaçış olduğu gerçeğiyle yüzleşeceğim bir yazı olacak. -ne acı, yaşıyoruz.- Üniversite okumak-okumamak, düşünmek geleceği yahut düşünmemek, zengin olmak yahut olmamak ile tamamen bağlantısız bir yazı olacak. Her biri, kimliklerimizi temsil eden en önemli kavramlar. Ancak mesleklerimiz, kimliğimizden dahi önce karar verilmesi gereken bir hale evrildi. Ne okuduğum ile tamamen bağımsız meslekler düşlüyorum. Ne düşlediğimle tamamen bağımsız mesleklerin bir erbabı olacağım sanırım. -kusur.-
Bir çalışan olmadan meslek hakkında yazmak ne kadar doğru sorgulamasından önce bir gence bunu sorgulatmak ne kadar doğru onu düşünmem gerekiyor. -ki ikisini de düşünüyor basit beynim.- Sorgulatmak deyince bir kişi yahut kurumu suçladığım düşünülebilir. Tamamen zıttı aslında. Suçlamaya en uzak yerdeyim. Neyi suçlayacağımı bilmiyorum. Suçlanması gereken bir yapı olup olmadığını da. Bir yandan tüm şehirlerimizde üniversite olması gibi bir kavramın çekiciliği, bir yandaysa aynı kavramın yavanlığı var. -yaşamın varlığı ile aynı.- Yahut, her bölümden mezun olabilmiş binlerce genç var; okumuş ve üniversite mezunu. Ancak onların dahil olmak isteyip olamadığı meslekler de. Çevremde ve çevrenizde karşılaştığınız o insanlardan, dostlarınızdan birisi olmamak için çabalıyoruz. Sanırım ilk defa sevdiğimiz insanlar gibi olmamayı düşlüyoruz. -okumak neler katıyor insana?-
Elbette istediği mesleğe kavuşmuş, mutlu ve geçimini severek yapabilen insanlar ve gençler de var. Ancak, azınlıkların kaideyi bozmadığı en net gerçeklik bu sanırım. Okumak yahut okumamak da bir önem arz etmiyor. -bilinen şeyleri yazmak da güzel.- Güvensizlik kavramının en yoğun yaşandığı seneleri geçiriyoruz. -geçmemesini umarak.- Kalitenin belirleyicisi bir kurulun varlığına inanıyoruz. -deistliğe sürüklüyorlar.- Olup olmadığını, kimlerin dahil olduğunu sorgulayınca da ”Gençlik bitmiş!” yaftası yemekten kurtulamıyoruz. Üstelik bunu söyleyenlerin kim olduklarını da bilmiyoruz. Kandırılmaktan korkmak, bitmek olarak adlandırılıyor. -tükenmeyiz kırmak ile.-
Bu yüzden kalbimizi dinlemek, daha önce yazdığım çabalar ve düşünceler içerisinde olmak; bir yerden sonra sığlaşıyor, çok derinlik katarken üstelik ömrümüze. Maddi güçten de bahsetmiyorum. Severek, sabah yorgun uyanmadan, aile kurmuşsak o aileye zaman ayırarak; kısaca benliğimize uyan bir meslek yalnızca düşlediğim. -yalnızca? ömürler heba oluyor bu uğurda.-
Serbest bir meslek seçtim ve başarıya ulaşamadım. Memur da olsaydım, başarıya ulaşamayacaktım; zaten memur olmak, başarıya ulaşamamak demektir.
Korkuyu Beklerken-Oğuz Atay
Memurluk kavramının yüceliğine de değinmek istiyorum. -toplumumuzda.- Devlet Baba kavramının varlığından bu yana, develete sırtımızı dayamak ile bir gelecek kurmak arasında bağ olduğuna inandırılıyoruz. Halbuki, sırtımızı dayadığımız yer ne kadar sağlam olursa olsun, üretmeden yapılan bir işin temeli sorunludur. Memur olmak başarıya ulaşamamak mı, bu konuda net bir ifadem yok. Tek bildiğim ve inandığım; başarının mesleğe dahil olduğumda gerçekleşmiş olmasıdır. Meslek sahibi olmak, sevdiğim mesleğe dahil olmak bir başarıdır. Sonrası, o amacı kurduğum zamanki heyecanım ile pekiştirerek daha da başarılı olma sürecidir. -umarım öyledir. kandırırsam kendime kimden özür dilerim?-
Hemen her mesleği yaparak sevdiğimiz şeylere zaman ayırabilseydik, bu sorgulamaya ihtiyacımız olmazdı sanırım. Şu an okuduğum bölümün sonucunda bir mesleğim olursa, yazmaya, tiyatroya, seslendirmeye ve filmlere ne kadar zaman ayırabilirim? -hiç.- Evet, çalıştığım bir süreci yeni geçirdim. Ancak; gencim, heyecanım gelişmek üzerine, tecrübe olarak gördüğüm bir işti. Evimi geçindireceğim -ki çok para gerekmez, yalnız kira. o da tüm maaş.- bir işe girdiğimde bu uğraşlarımın beni hangi zorluklarla karşılaştıracağı gerçeği kaçınılmaz. Çevremde bunu başarıyla sürdüren insanlara bu yüzden çok saygı duyuyorum. İstemediği meslekte olduklarını düşünmüyorum aslında. Yalnızca, uğraşları ile beraber yürütebilmeleri çoğu insanın başarılı olamadığı bir durum. Mesleki heyecanın diriliği, diğer uğraş ve çabalara da zenginlik katıyor.
Çocukluğumda arzu ettiğim şey profesör olmaktı. -çok net hatırlıyorum kapıma profesör, rahatsız etmeyin diye bir kağıt astığımı.- Bölüm ve alan tercihini yapmamıştım henüz. Ufaklıktım yalnızca. O günkü inancım bugün sürse de, okuduğum bölümden profesör olmayı -ki olabilirsem.- başarı olarak sayar mıyım emin değilim. Uğraşlarımın, çabamın yanında çok ufak bir detay olarak kalıyor. Tahayyül edemeyeceğim kadar mutlu da olabilirim. Ancak, şu an yazarak, tiyatroda yer alarak, seslendirme yaparak yaşadığım heyecan ve mutluluğun yüzde kaçı kadar olabilir emin değilim. Yine yer eder aklımda. Ki en yorucu tarafı da bu olacaktır. -olmasın olur mu?-
Meslek ya da eğilim gereği, insan üzerinde çok düşündüğümüz zaman, primat maymunlara özlem duyduğumuz olur. Art düşünceleri yoktur onların.
Düşüş-Albert Camus
Bir de bu düşüncenin gerçekliği var. Tek bir meslek ya da uğraş; ömrüme ihanet etmek gibi geliyor. -bari burada etmeyeyim.- Evet, oyuncu ve bürokrat, bürokrat ve oyuncu olanlar; sanatçı ve aydın, entel ve yancı olanlar var. Başarıyla da yapıyorlar, kendi hazırladıkları başarı skalasına göre. Ve ülkemizde de hayatımızda da yerleri çok. Meşgul ediyorlar yaşamımızı. -kötü örnek bitti.- Bunun yanında; başarılı bir şekilde iki hatta üç mesleği yahut çabayı da sürdürebilenler var. Ancak, kendi hayatımda farklı uğraşlarla bir arada yürüttükçe karşılaştığım olumsuz düşünceler farklı bir seviyeye evrildi. İyi ve olumlu düşünen insanlar ile ancak üniversite hayatımda karşılaşmaya başladım. Elbette bu olumsuz düşünceler bir yıkım yahut tek düzeliğe geçiş gibi bir durum oluşturmadı. Aksine, daha çok çabalamaya itti ve itiyor. -umarım derinlerde bir yerde yer etmemiştir.-
Alıntıdaki kadar ağır düşüncelerim yok. -ağır olması da tartışılır ama.- Hayatıma bakınca, keyif aldığım tek bir şey olmadığını gördükçe; ileride hangisi ya da hangileriyle vedalaşmak zorunda kalacağım korkusu var. İnandığım şey; sevdiğim ve keyif aldığım çabaları, hayatıma devam ettirebilecek kadar maddiyata da döndürebilmek. Çabam da bu yönde. -yavaş yavaş başlıyor gibi, bakalım.- Sanırım en çok korktuğum şey, şu anki amatörlük ve heyecanımı yitirmek. Bunun olmaması da en büyük çabam. -umudum, sevincim.-
Meslek kaygısından biraz uzaklaştım sanırım. Ama en iyi bu şekilde anlatabilirim diye düşünüyorum. Kendi hayatımda, özellikle de son 10 aylık süreçte yaşadığım zorluklar; bu kaygının daha da artmasına yol açtı. Kimlik sorgulamalarım, samimiyet arayışım, düşünmeye daha çok vakit ayırmam da aynı paralellikte ilerledi. -yoruldum demek için çok gencim. yine içine atarak devam. patlama noktam daha da zorlu noktaya doğru ilerliyor.- Hepsinin birleşmesi bir depresyon başlangıcı da olabilirdi. Ne mutlu ki geleceğim için kaygılanıp üretmeye çabam var. -biraz motivasyon.-
Sevdiğin işi meslek edinirsen, hayatında bir gün dahi çalışmış olmazsın.
Konfüçyüs
Çıkmazım çalışmak ile ilgili değil. Çıkmazım, emekle de ilgili değil. Doğru emekçi olmakla ilgili. Okumayı sayılar ile değil de güvenle paylaşabilme ile ilgili. Kusursuz bir birey değilim. Mesleğimi kusursuz yapabilmek üzre çıkmazım var. Severek yapabilmek ile ilgili. Korkusuzca uyanmaktan, enflasyondan. -mümkün değil.-
Hayallerime ulaşma değil de amaçlarım için çabalama yolunda. Uğraş veren binlerce gence en azından. -ben olmasam da.- Biraz daha güven aşılanması amacıyla. Yollara verilen saygı kadar, vakıflara ayrılan vakit-nakit kadar. -hoş, ufak bir kısmı da yeterli olacaktır.-
Okuma, izleme, üretme. Devam. Annem geldi. -sağ-olsun.- Haftalık bölüme odaklanmış durumdayım. Çabamı ona ayırıyorum. Seslendirmeleri de bitirme gayreti ile. Derslerim de başladı. Yoğun bir boşluktayım, teşekkürler.
Vetabii bir şiir karalaması ve Zaytung 43. gün seslendirmesi de aşağılarda. Okunmak ve dinlenmek üzere hazır-nazır. Annem ile ilk dinlediğimizde çok sevdiğimiz bir eser ile ses olayım bugün, anıların hatrına. Derniere Danse. Kayıplar ve beraberlikler çok güçlü. Birinde anı biriktirmek için özgürsünüz üstelik, daha ne olsun? -tek kişi okuyordur diye düzeltme.- Özgürsün.
devir/daim
temel, insan olma hatası
anlam yükleme telaşında sömürgeci
bakışlarına çevresinin. zor adımlıyor
sevdayı. korkusu aydınlık yüzlerin,
hasret ve ümitlerin sonuncu
kalması
kabul, kırılgan özür
poetikası asılmakta. özgür düşün
dileklerin olmamalı basitliğinde şiirinin
seyrettiğin yaşamın kaçıncı huzursuzluğu
içinde sürünmekte
gönlün?
formül, ezber dayağı
evrenin öğretileri içinde kaybolmuşluğu
sessiz besteleri, unutulmuş günlüğü
arasında rotring
kalemi. yeniden demek için
cesareti yahut ilk adım
sessizliği