Özrün Kıymeti

Mezar taşıma, “Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim.” yazdıracağım.

Ruhi Mücerret-Murat Menteş

Hafta sonunu dolu geçirdiğim hissi uyandırdı çalışmış olmak. Doluluk kavramını basite almadığımı umuyorum. Yarını nasıl karşılayacağını düşünüyorum vücudumun. Ayakta olmaya, taşımaya, güç sarf etmeye alıştı hemen hemen bir aydır. Topuk ağrıları geçti, uyanmak diye bir kavram dahi yok oldu. İzinsiz geçirdiğim üç haftayı noktalıyorum yarın. -izinsiz de hayattayım aslında.-

Ufak bir an muhasebesinin ardından vira-bismillah yazıya. -denize yazdığım doğrudur. ay daha güzel görünür orada.- Yeni girdiğim herhangi bir ortamda, ilk kez tanıştığım insanlarla biraz konuştuktan sonra karşılaştığım ilk tepki oluyor kibarlık kavramı. Bunu bir övgü olarak da almıyorum, övülecek herhangi bir yanı yok. Hele bunu yazarak bir ego tatminine girdiysem vay halime. -zaten vay.- Kibar olmayı öğrenmedim, herhangi bir kurs yahut öğretmen ilgilenmedi bu konuyla. Çok kabaydı sanırım kibarlık kursu kavramı. Bir anlam vermekte zorlandığım detaylardan da biri bu. Neden kibarlık -ki kavram olarak var yalnızca, öğretisi yahut belirleyici unsuru kısıtlı.- övülecek bir detay olmaya daha yakın? Bunu sorguluyor olmamın sebebi bana bu karşılığı veren insanlar değil elbette. Bu tepkiye yol açan sebepler. Onları öğrenme isteğindeyim. -ki kabalaşayım biraz.-

Samimiyet ve düşünerek konuşmak yavan bir hal aldı hayatımda karşılaştığım tepkilerle. Yukarıda bahsetmeye çalıştığım da buna bir örnek. İnsan olmanın ve insanlığın yorumlaması genişledikçe ve her dönemde farklı unsurlar ile ifadeye edildikçe yavanlığımız da arttı. Daha önce değindiğim umursamaz olmak, cool görünmenin -herkesin vücudu aynıyken üstelik.- etkileyici olması, bizi daha ilkel zamanlardaki güzelliğimizden sıyırdı. Özrün, yanlış anlaşılma çekincesinin, ortamda bir kadın varken değil insan varken, hatta yalnızken konuşulmayacak şeyleri konuşmaktan uzak durmanın samimiyetini yitirdik. -genele hitap, kendime söz.- Benim de bu yollardan uzaklaştığım anlar olmuyor değil, yalan söylemenin alemi yok. Ancak, ruhumdaki temsilini daha çok yansıtıyor özür ve düşünerek konuşmak. -düşünmenin zorluğu da dahil.-

Özür dilerken herhangi bir konuda, düşündüğüm tek şey dilediğim konunun karşı taraftaki etkisi oluyor. Ne acı ki özür dilenecek bir şey yapmışım. Ama ne mutlu ki karşımdaki kişi özrümü en azından dinleyecek kadar da benimle. Hayatta. Özrün, bize hizmet ettiği kadar kimseye hizmet etmediği kanısındayım. Ömrümde yaptığım hatalardan özür dileyerek sıyrılmak kolay değil, biliyorum. İç rahatlatma çabası, farkındayım. Ancak yine de alıntıdaki sözü -düşlerimde.- fazlasıyla benimsiyorum.

Özür hiçbir şeydir, hiçbir şeyden bile beterdir. Çünkü söyledikten sonra insanlar her şeyin yoluna girmesini beklerler.

Ağlayan Ağaç-Naseem Rakha

Bu konuda, özrü övmek hakkında yazmanın en büyük zorluğu da bu: Sevdiğim düşünür ve yazarların, -haklı olarak sanırım.- özür dilememenin anlamsız olduğunu; özür dilemeye sebebiyet verecek bir eylemin yanlışlığından söz etmişler. Haklılar. Kendimden özür dileyeceğim bunca şeyi yaptığım için ben de şaşkınım, üzgünüm, kederli ve nalet bir adamım. Ancak, pişmanlığın yanında özür daha makul kalıyor. -seçimlerde böyle oy kullanmam umarım. düşüncemin yanlışlığını anladım, teşekkürler.-

Hemen her şeyin beklenti ile anlamsızlaştığını yaşadım çok kez. Umut ve hayal bu yüzden zor görünmekte dünyanın en meşhur insanı olma ihtimalinden. Özrün beklenti ile ilişkisi bu yüzden canımı sıkıyor. Alıntıdaki haklılık yazacaklarımı soyutluyor anında. -olsun, an kıymetli.- Hiçbir beklenti olmadığını düşünsek bile; kendimizden özür dilediğimizde bir daha o olayı yapmama beklentisi, bir başkasından özür dilediğimizde ise özrün kabulü beklentisi oluşuyor. Her ne kadar ilki daha çok yapılabilir ve beklentiden çok çaba gerektirse de, özrün gücüne zarar veriyor. Bu beklentiden dolayı özür dilemediğini düşündüğüm insanlar var. Ancak olumlamıyorum yine de onları. -sanırım çok umurlarında.-

Hata yapmamak ve özre sebebiyet verecek herhangi bir anarşist olaya karışmamak çok ütopik geliyor, hatta distopik. -anarşizm dışında da özür dilenebilir eylemler gerçekleşmekte, sayıları daha çok ayrıca.- Acizliğime sığınmıyorum, bir sebep de değil bu hatalarıma. Düşünmenin, iyilik var ise o iyiliğin içindeki insan olmanın getirisi olduğunu düşünüyorum yalnızca özrün. Biliyorum ki bunu yazarak yazar olunmaz ama söylemem de gerekiyor; benim düşüncemin kabulü yahut olumlanmasını da beklemiyorum. Kendi hayatımda özrü beklediğim hemen hiçbir an olmuyor uzun zamandır. Ancak en ufak bir olayda özür dilemekten de geri durmuyorum. -huzursuz özür sendromu. kötü yazarlık bu benzetmeyi yapabildi en fazla.-

Bilmiyor ki özür dilemek de bir bağımlılık olabilir; yerli yersiz durmadan etrafındakilere
“Kusura bakmayın.” dedikçe, bakılacak kusurları artar insanın…

Siyah Süt-Elif Şafak

Aslında biliyor ve farkındayım. Buna rağmen de saçıyorum kusurlu olduğum gerçeğini. Acizleşiyorum yeterince değilmişim gibi. Ancak, acizliğime en çok yakışanın da bu olduğunu düşünüyorum. Öz güven eksikliğim olmadığını söylediğim an öz güveni eksik damgası yiyeceğimi de biliyorum. -bu kadar şey bildiğimi bilmiyorum.- Ancak varsa bile -ki yok.-, özür diliyor olmamın sebebi -gerçekten bir sebep arıyor olduğum için özür dilerim.- ile bir bağlantısı yok. Ben böyleyim demenin bir başka yolu aslında bir yandan. Engeli olan bir insanın bu durumdan dolayı özür dilemesi değil söz ettiğim. -mazur görün örneği.- Kendini geliştirebilecek bir insanın o ana kadar gelişmediği yanlarından özür dilemesi yalnızca. –yalnızca burada çok şey ifade etti.-

Çevremdeki kişilere, özür dilemene gerek yok dediğimi çok kez hatırlıyorum. Bu bir samimiyet göstergesi değil, rahat hissedilmesini sağlamak da değil. Ben bu kadar kullanıyorken kimseye engel olma çabam da yok. Benden dilenecek özrün kabul edileceğinin netliği. Ancak, kimseden kendimden emin olduğum kadar da emin olamam bu konuda. Kısıtlı yaşamımdan, sevdiğimi ve hatamı kabul etmeden ayrılmaktan da korkuyorum hem. Bu yüzden seviyorum özrü. Aciz olmaktan yana bir sorunum yok. Gücümden yana da. Sevmediğimi söylemekten de. -tamam, belki bazen.- Dilin gücüne, konuşmanın anlamına ket vurmamalıyım diye düşünüyorum. Ve kimsenin hayatında özür dilemek için girmemeli olduğumla yüzleşiyorum. -yeniden.-

Kimseden özrüme olumsuz karşılık almadım. -kime göre olumsuz ki?- Bunu da eylemlerim sağlamadı. Karşımdaki kişiler ile anlam kazandı özür dilemek. Yine onlarla karşılaşmayacak olsam da, boşluğa ve umursamayan kimselere dokunacak olsa da özürden uzaklaşmayacağımı düşünüyorum. Benliğime aykırı geliyor karşımdaki insanlara göre evrilmesi fikirlerimin. -okuduklarıma göre olabilir.-

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sultan-Cahit Zarifoğlu

Çocukluk yollarında, ilk bisiklet deneyimimde, toprak üstü yollarda gezerken karıncalardan dilediğim özrü hatılatmakta her özrüm. O an kadar çocukça, o an kadar heyecanla, o an kadar hatalı. Eski günahlar dipdiri, acizliğim? Özrün vicdanı ile yüzleşme çabam.

Çocukluğumda öğrendim. Çocuklardan, düşüncelerinden, sevgilerinden. Unutmadan yaşamak için hatıra ve hatalarımı. Kaçmamak için sorumluluklardan. Kurtulmamak için yaşamın özründen. Anlamlı kılması ümidiyle hatalarımı, özrün kıymetini bilerek.

İş sonu, haftanın sonu. -haftalık alındı.- İş yerine hafta sonları devam edeceğim. Umudum var, zamanım da. -yazılmadıysa ölümüm kısa geleceğe.- Haftalık bölüm ve Aysar adına okumalar, seslendirme ve gelişmeler umuyorum. Çabam da bu yönde. Teşekkürler öğrenciyken çalışmak.

Vetabii bir şiir karalaması ve Zaytung 39. gün seslendirmesi de aşağılarda. Okunmak ve dinlenmek üzere hazır-nazır. Pirlere Niyaz Ederiz ile ses olacağım bugün. Kuanın müziği ve hissi ile bitirip başlayacağım yeniden. Okumaktan ve üretmekten korkmayınız. Düşünün her seferinde, bu genç halen bıkmadı. -tek kişi okuyordur diye düzeltme.- Korkma-Düşün.

adem

hamle, beyaz bayrak
zarif dalları kaba köklerin, tavrı
yakışmakta cennete. yaşadığının
sorgusu sağın-solun anlamsızlaştığı
günah yazacak solak. elleri
kirli görünmekte

namlu, ateşkes ihlali
yasak propaganda afişleriyle, yasak
sokağında özgürlükçü devletin. ekim
sıcağını sarsmakta postalları askerin
sevda neşter kesiği
uzaklaştı memleketinden

tövbe, ürkek kabul
güvenliği tehlikede, fiziksel korkuları
ürkek maneviyatı eşdeğer. canlı
kaldı. maddeler, kelimeler evrildi
gökten, dağın kırlığına eklendi
inancı

Zaytung 39. Gün Ses Kaydı.

Yorum bırakın