Aramak Üzerine

Gerçeği aramak onu elde etmekten daha kıymetlidir.

Albert Einstein

Gerçek üzerine yazmadan -her konuda da konuşma be!- gerçeği yahut yalnızca aramak kavramını yazmak istedim. Bu sözün ve daima içimde hissettiğim yolda olma isteği de etkiledi beni. Her anımda görmekten en çok keyif aldığım şey; başarılı olmak -zaten mümkün mü?- değil yolda geçirdiğim, uğraşırken kazandığım zaman olurdu. Zamanı geçirerek de, dolu dolu anı yaşayarak da kazanabildiğimi hissediyordum. -kendime yalanlarımla meşhurum.-

Alıntıdaki sözün çağrıştırdığı en büyük duygu harekete geçme kavramı oluyor. Sonsuz bir dünyada yaşadığımız hissinden kurtulamıyoruz, görünen o ki kurtulamayacağız da. Ancak bu inanç -diğer aşırı inançlarda da mümkündür.- bizi rahatlamaya, tamamen teslimiyet ve harekete geçmeme haline sürüklüyor. Sonsuz ve ölümsüz -her koltuk sahibinin rüyalarını süsler.- olmak çok büyük zararlar verecekken bize; onun düşüncesi de bizi asalak bir hale sürüklüyor. -toplum üzerine alınmayacak, söylediklerim çok da umursanmayacak sonuçta.-

İşte bu asalaklığın içinden sıyrılıp doğru hareket edebilme ve arayacağımız şeyi bulma yoluna girdiğimizde, hepimizin içindeki potansiyel akademisyen ortaya çıkacak. Her sene aynı şeyleri anlatmak olarak değil; her sene farklı insanlara anlatmak. Her zaman aynı konuda ya da konularda araştırmak değil; aynı konuyu farklı fikirler çerçevesinde araştırmak, yorumları öğrenmek ve bir yoruma ulaşmak. Bildiği şeylerle övünen değil mezun ettiği gençler ile gururlanan; öğrendiği ve -zor ama bir gün belki.- arama sonucuyla övünerek değil yolda kazandıklarıyla gururlanmak.

Aramak, çağrışım olarak hemen hepimizin kafasında ilk etapta telefon çağrısını uyandırsa da aslında bize anlattığı -sözcükler de konuşur, benden daha dolu hatta.- hikayesiyle değerlidir.

Cesur bir insansan daha yeni bir dünya aramak için hiç bir zaman geç kalmazsın.

Ruhlar Dükkanı-Stephan King

Daha yeni bir dünya… Çok felsefi kaldığını düşünsem de bir önceki düşüncemi desteklediğini hissediyorum ve açıklamak istiyorum. Bahsettiğim harekete geçme ve aramaya başlama kavramları gerçek anlamda cesaret istiyor. Dış görünüşünüz, ses tonunuz, yaşınız -çocuklar çok acı çekti, biliyorsunuz.-, hele cinsiyetiniz, inancınız, tabii ki ırkınız ne olursa olsun cesaret, hiçbirini bağlamak. Ummadığınız -herkesten her şeyi ummalısınız.- insanların yola çıkmış olması mümkün, umduklarınızın -belki de sizin.- halen yoldan korkuyor olmanız da.

Yeni bir dünya insanlık tarihinin herhangi bir döneminde hayata geçti mi bilmiyorum. Okuduğum okullar rönensans-reform dışında bir araştırma yapılmadığını anlatıyordu sanki. Bunun yeni dünya kavramına uyduğunu -yaşamadan yorum yapıyor ve gerçeklikten uzaklaşıyorum.- düşünmemekle beraber; var olduğumuz dünyanın yenilenmesinin herkesin -her asalağın.- cesaret ile yola çıkması olduğuna inanıyorum. En azından kendi dünyamızı -asıl anlatmak istediğime evriliyoruz.- yenilemek doğru olacaktır. -yenilik, iyilik güzellik demek değilse bile.-

Elbette bu yolun bir bütün olduğunu kavramak daha kıymetli olacaktır. Eskittiğimiz, bizi eskiten yolların da payı çoktur. Öğrenmeli ve o yolları yapanlara oy atmalıyız bir sonraki seçim. -bunun için özür diliyorum.- İşin şakası bir yana, geçmişimiz arayışımızın bir parçası olmazsa hikayede ileriye gitmek zorlaşır. İleriye gitmek -mümkünse.- ancak geçmişin de farkındalığı ve alınan öğretilerin araştırılmasıyla mümkün olur.

Yaşamın, daha doğrusu yaşamın ortasında, tüm özlemlerimin doyumsuz kaldığını nasıl da algılıyorum. Ama artık yorulmaksızın aramak yok. Aranan yaşantılar arandı. Yaşandı. Bir kısmı gömüldü. Yeniden toprak oldu.

Yaşamın Ucuna Yolculuk-Tezer Özlü

Burada önemli bir soru ve sorunla karşılaşıyoruz, karşılaşıyorum. Aramak kavramı bizi, beni yaşamaktan uzaklaştırabilir mi? -keşke mümkün olsa.- Bu sorunun en önemli noktası da insan olarak bizlerin geçmişimizdeki anılar ile yaşamayı fazlasıyla benimsemiş olmamız. Tutunduğumuz her insanı ya da hikayeyi, geçirdiğimiz her yaşı ölesiye benimsemiş durumdayız. Kurtulmak -kimilerinden kurtulmak mutluluktur.- istemiyor gibi yaşıyoruz.

Ancak yukarıda yazdığım bir önceki düşüncemin zıttı da değil. Birbirini tamamlayan ögeler. Özlü’nün değindiği gibi bir kısmı gömüldü. Gömülen hiçbir şeyi unutmayız. Hayatımızda olmadığı için üzülür, yaşanılanları hatırlar ve hayatımıza bir daha giremeyeceğini biliriz. Bu bir insan, aile üyemiz, dostumuz, sevdiğimiz yahut sevdiğimiz ile -bir zamanlar sevdiğimiz ile.- biriktirilen hatıralar olsun. Onları yeni arayışlarımızda anımsarız. Ancak onlar üzerine bir yol çizemeyiz.

Arayışımız bir kimse, doğru yol, kurtuluş, mutluluk üzerine olursa her birinden bir parçaya doğru evrilir; yolumuzun sapmasına yol açarız. Aramak ancak gerçekten özümüze dönüş, benliğimizi sarsan gerçek aynalar, hatalarımız, kim olduğumuz üzerine olursa yolda tekerlerimiz eskimez. Bizler en çok kendi kimliğimizi ararken şaşırmış, üzülmüş ve mutlu olmuş bir topluluğuz. İşte o zaman, kendi içimizdeki çizgiyi bulacak, her kavramın bize kattıkları, bizden aldıklarını anlamlaştıracak ve arayışımıza gerçekten bir nefes katmış olacağız.

Hiçbir şey karanlık bir odada siyah bir kedi aramak kadar zor değildir. Hele odada siyah bir kedi yoksa.

Avcunuzdaki Kelebek-Ahmet Şerif İzgören

Hiçbir şey olmayacak mı? Aramak sonucunda istediğiniz şeye ulaşamayacak mısınız? -ki aramak tüm fikirlerden, isteklerden uzaklaşarak mümkün olur.- İhtimaller dahilinde, her şey gibi.

Ama evet; her şey gibi. Olumsuzluk düşüncesi ile aramak kavramından uzaklaşmak, kitabın sonunu bilerek okumamak gibi. Yolu öğrenemeyecek, yazarla hiç bağ kuramayacak, kitabı gerçekten öğrenemeyeceğiz.

Yaşamın içerisinde bir arayışa sahip olmak; elimizden alınan her şeyi bulmamıza yardımcı olma ihtimali taşıyor. Bu ihtimal üzre yaşamak değil bahsettiğim; bu ihtimali somutlaştırabilmek. Kurtulacağımız bir dünyada değiliz. Kurtulacak bir yer olarak görmeyebiliriz. -kazancımız yevmiyeden iyi olur. malum asgari ücret.-

Çalışılmakta, iş yerinde bu kez. Yazılar iki saat gecikmekte, okumalar biraz esnetilmiş durumda. Ancak her yolun zorlukları vardır elbet.
Tezer Özlü, Gülten Akın ve Cahit Zarifoğlu okuyorum gecelerde. Bir de Ece Ayhan konuk olacak günceleri ve şiirleriyle. İzlemeler ertelendi, daha zamanı var.

Vetabii bir şiir karalaması ve Zaytung 19. gün seslendirmesi de aşağılarda. Okunmak ve dinlenmek üzere hazır-nazır. Bugüne yeniden siyasiyabend ile, Seyrederim Seyredersin ile ses olalım. Sessizliğe eşlik etmekte üzerlerine yok. Dinlerseniz zenginleşir sessizlik. -tek kişi okuyordur diye düzeltme.- Dinlersen.

kamber

cehennem, anlamlı soğuk
saydırılmış aldanma hikayesi, çocuk
ağızlı olaylar. kanıt aranmakta
evrenin kara delik olayına, kimse
söz alamaz, hizmet yaşı
dolmamış memurların

birey, toplum baskısı yalanı
-her söz baskı-
cesur isimleri, saklandığı
acısı. tek yön tabelasını
göstermekte. yanlışlarının
ilki

seyir, manzara kirli emelleri
kulak arkası, sözler çok
anlamlı -!- yalnız sigara
kazandığı kovalamaca, kan
dondurmakta

Zaytung 19. Gün Ses Kaydı

Yorum bırakın