Leon ve Silahı

Sanırım bütün mucizeler, ben umursamayı bıraktığım anda gerçekleşecek.

Leon-The Professional

Film incelemelerine başlamayıp da ne yapacağım diye düşünüyordum. Leon ile giriş yapmak ne kadar doğru, neyi temsil eder, konuşulanlar nereye varır çok düşünmeden bir kez daha filmi izleyip yazıya başladım. -hızlı kararlarım sonum olacak.-

Son üç-dört yıldır ciddi şekilde kült filmlerle ilgilenen, bazı seri ve yönetmenleri aylara bölerek izleyen ve anlamaya çalışan biri olarak; beni çocukluğumda etkileyen, annemle beraber izlemekten keyif aldığım Leon filminin yeri -bazen geçmekte Takrovski’yi bile.- çok başka bir yerde. Film okumalarına çok güvendiğim, senaryo okumaları yapan bir hocamla konuşurken Leon en sevdiğim filmlerden biri dediğimde ”Yapma Mehmet..!” tepkisiyle karşılaştığımda sebebini anlamakla beraber düşüncemin değişmesinin çok zor olduğunu da biliyordum.

Hikayesine değinmeyeceğim aslında. -belki arada anlatılanlar değinebilir, benlik bir durum yok.- İlk izlediğim sıralar senaryosunu daha çok beğendiğim, artık senaryodan daha öte açılarına, hikayenin temsil ettiği şeyler, sembolleri takip etmekten keyif alıyorum. Silah, sakız, sigara, süt, bitki ve -şu an çekilse yanlış anlaşılacak.- aşk unsurlarıyla başlı başına her dönem izlenebilecek, kült bir esere dönüştü. -dedi ünlü sinema eleştirmeni.-

Filmin etkisi ilk izlediğim zamanlarda -senaryoyla ortak şekilde- duygusallık ve ölüm olguları olsa da; izledikçe evrilen bir birey olduğuma inandırır gibi beni. farklılaştı ve yeniden doğuş, bireyin özünü hatırlatma kavramlarına daha çok yaklaştı.
Oyunculuk ve karakter oluşumu, tipolojik uygunluk haricinde; mekan seçimlerinin başarısı, sahnelerin tek plana yakın çekilmesi ve aksiyon sahneleri de dahil olmak üzere ufak mekanlarda çekilmesi filmin kalitesini -kendi adıma- arttıran ögeler oldu.

İntikam iyi bir şey değil Mathilda, inan, unutmak daha iyi.

Leon-The Professional

Biliyorum ki 26 yıl önce çekilmiş bir filmin yazısını yazıyor olmam garip gelebilir. Ama etkisini sürüyor oluşu ve zaten etkilendiğim, yıllanmış da olsa -kendi adıma- kaliteli gördüğüm düşünceleri aktarma isteğimle yazıyorum. Umarım anlamlı karşılanır.

İntikam, cinayet, uyuşturucu, polis ihlalleri, suikast gibi o dönem Amerikasında -çok değişmemiş orası da.- geçen filmde en etkili bölümlerden biriydi intikam repliği.
Kendisinden küçük bir kıza söylediği söze kendi de inanmamıştı sanırım; bomba sahnesinde ”.. from Mathilda!” sözüyle intikamın -güzel bir şey olduğunu göstermese de.- kaçınılmaz olduğunu aktardığını düşünüyorum.

-uzun bir ara cümle olacak; ben filmde karakterlerin isimlerini yazmamayı daha doğru buluyorum. nedense filmin içinde kaldıkları düşüncesi ve inancı beni tatmin ediyor. film anlatılsın ama karakterlerin isimleri olmasın. evet, saçma da olsa diğer düşüncelerime yakın.-

İntikam kavramı üzerine kurulu olmasa da, filmin etkili noktalarının bu kavrama bağlanması bende ana karakterin de yaşam silahının, motivasyonunun bu olduğunu düşündürüyor. Sevgisizlik sonucu ulaşılan sevgi ile birleşince ise; kendisi için yapmayacağı şeyi, kötü olduğunu öğütlediği intikamı alabiliyor. -sevginin gücü diye bu yüzden çevrilmiş sanırım.-

Uyku umurumda değil Leon, ben aşk istiyorum ya da ölüm..

Leon-The Professional

Sanırım algılarımın -algılarımızın- ne kadar değiştiğini yansıtacak bundan sonra bu replik bana. O dönem izlediğimde aklımın ucuna gelmeyen kavramların, bugün çevremizde gelişen taciz ve şiddetler ile aklımızdan hiç çıkmadığını çarpıyor yüzüme.

Bugün çekilse Leon ve aynı senaryo ve yaş farkı ile çıksa ortaya -ki o dönem çekilmesine karşın bu konuda araştırma ve yorumlar var.- sanırım pedofili bir seri katilin filmi olarak adlandırılırdı. Elbette böyleyse adlandırılmasın, sevilsin gibi bir düşünce ile yazmıyorum bunu; kavramların filmin ve senaryonun -aslında anlatılan, sanat adına yapılan her şeyin.- fazlasıyla önüne geçmesiyle ilgili. -öpüşme yahut herhangi bir cinsel sahne, yakınlaşma görmesek de ”kesin ip var bak…” diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz.

Elbette bu düşüncelerin gerisinde, Mathilda’nın -kullandım ne yazık ki.- istediği her iki kavrama da ulaştığı düşüncesiyle noktaladım filmi. Adamımız içinse -sanırım- asla ummayacağı kadar iyi bir sondu.
Ölümün yaşanması ve aşkın -ne kadarsa- ömür boyu sürecek bir etkiyle hayatına girişi filmin sonundaki sahne ile kat ve kat pekişiyor.

Leon’un silahı tüm benliği oluyor. Yaşamı, göçü, mesleği, acısı, saflığı ve aşkı. Tamamı filmdeki gerçek silahlardan daha büyük bir etki bırakıyor.
-ayrıca en güzel suikast taktikleri için mutlaka izlemelisiniz.-

Elbette bu filmin müziğini bırakmasam olmazdı. Uzun zamandır dinlemiyorsanız aracı olmuş olayım. -bir kişi okuyordur diye düzeltme.- Dinlemiyorsan.

Yarın algı ve kariyerimizi sunuyor oluşumuzla ilgili bir metin gelecek. Devlet Dersi bitiyor, notlaması sona yaklaştı. Yazılara da yansıyacağını umuyorum.

Vetabii bir şiir karalaması ve Zaytung 9. gün ses kaydı da var aşağıda.
Kusurlarımızı sanat ile örtmek ümidiyle.

kumpas

boyalı, manzara
doğal görünmüyor çizdiklerin
yüzüne
huzurlu kovuldu kuşların

çalımlı, oyun dışı
faturaları arttırıyor sevdiğin
kişi, kusurlarını da
çizgilerinin üzerine, yüzünün
çok tinsel değiyor

kırgın, kırılmamış ceviz
üzerinde yerin, özünde
tohumun, sessizliğiniz
devletin vergisi sevdanızdan
üstün değil -henüz-
üstelikle daha umutla doğuyor
çocukluğunuz.

Zaytung 9. Gün Ses Kaydı:
https://drive.google.com/file/d/16GKebAoYrQA_aTD9L1HEI2Q2LnEb0Myo/view?usp=sharing

Yorum bırakın